İslam Tarihi

Uhud Dağı: Uhud Savaşı, Şehitler ve Ziyaret

Medine’nin kuzeyindeki Uhud Dağı, hicretin 3. yılındaki Uhud Savaşı ve şehitliği.

Yayın tarihi

Okuma süresi

6 dakika

Medine kuzeyinde kızıl kayalık Uhud Dağı ve önündeki düzlük

Temsilî görsel

Uhud Dağı nerede?

Uhud Dağı, Medine'nin kuzeyinde, Mescid-i Nebevî'ye yaklaşık 5 km uzaklıkta yer alan ve hicretin 3. yılında eteklerinde Uhud Savaşı'nın yapıldığı dağdır. TDV'ye göre yaklaşık 8 km uzunluğundadır; Medine'den bakıldığında koyu kırmızı görünür ve bitki örtüsü bakımından çok fakirdir. Bölgedeki dağ silsilelerinden ayrı ve tek başına durduğu için bu adı aldığı anlaşılmaktadır. Eteğinde Hz. Hamza ve diğer Uhud şehitlerinin defnedildiği şehitlik bulunur; bu yüzden Medine'yi ziyaret edenlerin uğradığı başlıca yerlerdendir.

Medine'deki diğer mekânlarla birlikte kısa tanıtım için Medine rehberi sayfasına bakılabilir. Bu madde savaşın tarihini, şehitleri ve ziyaretin ölçülerini ele alır.

Uhud Savaşı neden yapıldı?

Hicretin 2. yılında (624) yapılan Bedir Savaşı'nda Kureyş ağır bir yenilgi almış ve ileri gelenlerinin bir kısmını kaybetmişti. Kureyş, bu yenilginin intikamını almak için Ebû Süfyân'ın önderliğinde bir yıl boyunca hazırlık yaptı. 25 Ramazan'da Mekke'den çıkan Kureyş ordusu hicretin 3. yılının Şevval ayında (625) Medine'nin kuzeyine ulaştı; Müslümanlar 7 veya 11 Şevval (23 veya 27 Mart 625) tarihinde Uhud'a vardı.

Hz. Peygamber ashabıyla istişare etti. Kendisi şehirde kalıp savunma yapmayı uygun görüyordu; ancak özellikle Bedir'e katılamamış gençlerin ısrarıyla çoğunluğun görüşü benimsendi ve şehir dışına çıkıldı. Yolda münafıkların önde geleni Abdullah b. Übey, taraftarlarıyla birlikte ordudan ayrılıp geri döndü.

Okçular tepesi ve savaşın seyri

Hz. Peygamber orduyu Uhud Dağı'nı arkasına alacak biçimde yerleştirdi ve en büyük sancağı Mus'ab b. Umeyr'e verdi. Ordunun sol tarafında kalan Ayneyn tepesine (sonradan Okçular Tepesi, Cebelü'r-rumât diye anılmıştır) Abdullah b. Cübeyr komutasında elli okçu yerleştirildi ve galip gelinse bile ikinci bir emre kadar yerlerini bırakmamaları emredildi.

Savaşın seyri kısaca şöyledir:

  1. Savaşın başında Müslümanlar üstün geldi ve Kureyş ordusu geri çekilmeye başladı.
  2. Okçuların çoğu, savaşın bittiğini düşünerek ganimet toplamak için tepeden indi.
  3. Kureyş süvarilerinin komutanı Hâlid b. Velîd, tepede kalan Abdullah b. Cübeyr ve arkadaşlarını şehit ettikten sonra Ayneyn tepesinin doğusundan dolaşarak Müslümanlara arkadan saldırdı.
  4. Ortalık karışınca Hz. Peygamber'in şehit edildiği söylentisi yayıldı. TDV'nin aktardığına göre Hz. Peygamber yüzünden yaralandı, alt dudağı yarıldı ve bir dişi kırıldı; ashabından bir grup onu korudu.
  5. Müslümanlar Uhud Dağı'nın yamaçlarına çekildi; Kureyş ordusu kesin bir sonuç almadan Mekke'ye döndü.
BilgiUhud Savaşı
TarihHicretin 3. yılı, Şevval ayı (625)
YerMedine'nin kuzeyi, Uhud Dağı'nın eteği
TaraflarMedine Müslümanları ve Kureyş ordusu
KomutanlarHz. Peygamber; Kureyş tarafında Ebû Süfyân
OkçularAbdullah b. Cübeyr komutasında, Ayneyn tepesinde
SonuçKureyş kesin bir sonuç alamadan döndü; Müslümanlar ağır kayıp verdi

Uhud Savaşı'nın sonuçları

Savaşın dersi, emre itaatin ve dünyalık kazanca yönelmemenin önemi olarak anlaşılmıştır. Uhud, Bedir'den sonra Müslümanlar için bir sınav olmuş; zafer de yenilgi de Allah'ın takdirine ve emre bağlılığa bağlanmıştır.

Savaşın ertesi günü Hz. Peygamber, Kureyş'in Medine'ye geri dönme ihtimaline karşı savaşa katılmış olanlarla birlikte düşmanı Hamrâülesed denilen yere kadar takip etmiştir. Yaralı oldukları hâlde bu çağrıya uyanlar, Âl-i İmrân suresinin 172. ayetinde övülür.

Uhud'da Abdullah b. Übey ve taraftarlarının ordudan ayrılması, Medine'deki münafıkların tutumunu da açığa çıkarmıştır. Bu ayrışma, sonraki yıllarda Medine toplumundaki ilişkileri ve Kur'an'daki münafıklarla ilgili ayetleri anlamak için önemli bir dönüm noktası sayılır. Medine dönemindeki bu olayların arka planı için bkz. Hicret.

Âl-i İmrân suresi ve Uhud

Tefsir kaynaklarına göre Âl-i İmrân suresinin 121. ayetinden başlayan bölümün önemli bir kısmı Uhud Savaşı ile ilgilidir. Bölüm şu ayetle başlar:

TDV'nin "Uhud Gazvesi" maddesi bu ayetlerden bazılarını şöyle özetler: iki grubun bozulmaya yüz tutması (3:122), gevşeklik gösterilmemesi gerektiği (3:139), Hz. Muhammed'in ancak bir peygamber olduğu ve ölümü hâlinde de dinde sebat edilmesi (3:144), musibetin kendi kusurlarından kaynaklandığı (3:165) ve Allah yolunda öldürülenlerin ölü değil diri oldukları (3:169-170). Ayetlerin tefsiri için Diyanet'in Kur'an Yolu tefsirine bakılabilir.

Hz. Hamza ve Uhud şehitleri

Uhud'da şehit düşenlerin başında Hz. Peygamber'in amcası Hz. Hamza gelir. Diyanet'in Hac İlmihali'nin saydığı şehitler arasında Hz. Hamza'nın yanı sıra Abdullah b. Cahş, sancağı taşıyan Mus'ab b. Umeyr, Hanzala b. Ebû Âmir ve Enes b. Nadr vardır. Okçuların komutanı Abdullah b. Cübeyr de bu savaşta şehit olmuştur.

Hz. Hamza, çarpışmanın yeniden başladığı sırada Vahşî b. Harb tarafından şehit edilmiştir. TDV'nin aktardığına göre Hz. Peygamber, amcasının naaşına yapılan muameleyi görünce çok üzülmüş; halası Safiyye de savaş alanına gelip kardeşi için dua ve istiğfarda bulunmuştur.

Şehitler ikişer üçer kişi olarak aynı kabre, kefensiz ve üzerlerindeki elbiselerle defnedilmiştir. Bazı Müslümanlar yakınlarının naaşını Medine'ye götürmüş, Hz. Peygamber şehitlerin öldükleri yerde gömülmesini emredince cenazeler savaş alanına geri getirilmiştir. TDV'ye göre Hz. Peygamber Uhud şehitlerini her yıl ziyaret etmiş, vefatına yakın bir zamanda da onları ziyaret edip mağfiret dilemiştir; halifeler de bu uygulamayı sürdürmüştür.

"Uhud bizi sever" hadisi

Hz. Peygamber'in Uhud Dağı hakkında söylediği söz, dağın Müslümanların gönlündeki yerini belirler:

Bu söz, savaştaki acı hatıraya rağmen dağın kötü bir yer olarak görülmemesi gerektiğini de gösterir.

Uhud şehitliğinin ziyaret âdâbı

Şehitlik, Okçular Tepesi'nin hemen yanındadır; Hz. Hamza'nın kabrinin yanında yapılmış olan mescit bugün Mescid-i Hamza adıyla anılır. Diyanet'in Kutsal Topraklar Rehberi'ne göre şehitlikte bugün türbe ve mezar yapısı bulunmaz; alan etrafı duvarla çevrili boş bir alan olarak ziyaret edilir. Hac İlmihali'ne göre Uhud şehitliğinin ziyaret edilmesi müstehap görülmüştür. Ziyaretçi şehitlere selam verir, onlar için dua eder ve savaşı hatırlayarak ibret alır. Şehitlik ziyareti, Medine'deki diğer ziyaretler gibi hac veya umrenin bir parçası değildir. Kabir ziyaretinde okunan selam ve dua için bkz. Cennetü'l-Bakî.

Medine'deki diğer tarihî mekânlar: Mescid-i Nebevî · Kuba Mescidi.

Bu yazıdaki kavramlar

Ayet
Ayet, Kur’an-ı Kerim’in surelerini oluşturan en küçük metin birimidir.

Kronoloji

  1. Hicretin 2. yılı (624)

    Bedir Savaşı’nda Kureyş yenilir; intikam hazırlıkları başlar.

  2. Hicretin 3. yılı, Şevval ayı (625)

    Kureyş ordusu Medine’ye doğru yürür ve Uhud yakınında konaklar.

  3. Savaştan önce

    Hz. Peygamber ashabıyla istişare eder; çoğunluğun görüşüyle şehir dışına çıkılır. Abdullah b. Übey yolda taraftarlarıyla geri döner.

  4. Savaş günü

    Müslümanlar başta üstün gelir; okçuların Ayneyn tepesini bırakmasıyla Hâlid b. Velîd komutasındaki süvariler arkadan saldırır.

  5. Savaşın sonunda

    Hz. Hamza dahil şehitler, ikişer üçer kişi aynı kabre, üzerlerindeki elbiselerle savaş alanında defnedilir.

  6. Sonraki yıllar

    Âl-i İmrân suresindeki ayetler savaşın derslerini anlatır; şehitlik ziyaret edilmeye devam eder.

Bu maddeyle ilişkili

İlgili kişiler

  • Hz. Muhammed (s.a.v.)
  • Hz. Hamza
  • Mus‘ab b. Umeyr
  • Abdullah b. Cübeyr
  • Hanzala b. Ebû Âmir
  • Ebû Süfyân
  • Hâlid b. Velîd
  • Abdullah b. Übey

İlgili mekanlar

  • Medine
  • Ayneyn tepesi (Okçular Tepesi, Cebelü’r-rumât)
  • Uhud şehitliği
  • Mescid-i Hamza
  • Mescid-i Nebevî

Sık Sorulan Sorular

Uhud Dağı nerede?

Medine’nin kuzeyinde, Mescid-i Nebevî’ye yaklaşık 5 km uzaklıktadır. Eteğinde Uhud şehitliği ve Okçular Tepesi bulunur.

Uhud Savaşı ne zaman yapıldı?

Hicretin 3. yılının Şevval ayında, miladî 625 yılında yapılmıştır.

Uhud Savaşı neden kaybedildi?

Ayneyn tepesine yerleştirilen okçuların çoğu, savaş bitti sanarak emre rağmen yerlerini bıraktı. Hâlid b. Velîd komutasındaki süvariler boşalan tepenin arkasından saldırınca savaşın seyri değişti.

Hz. Hamza’nın kabri nerede?

Uhud Dağı’nın eteğindeki Uhud şehitliğindedir. Hz. Hamza, diğer Uhud şehitleriyle birlikte savaş alanında defnedilmiştir.

“Uhud bizi sever” hadisi nerede geçer?

Buhârî (Megâzî, 27) ve Müslim’de (Hac, 503-504) geçer: “Uhud bizi sever, biz de Uhud’u severiz.”

Kaynaklar

Bu içerik hazırlanırken aşağıdaki kaynaklar esas alınmıştır. Hadis referansları eser ve bölüm adıyla verilir; baskıdan baskıya değişebilen hadis numarası yalnızca Diyanet yayınlarında doğrulanmış olduğunda eklenir.

  1. Kur'an-ı Kerim, Âl-i İmrân suresi 3:121-172 — Diyanet İşleri Başkanlığı meâli
  2. Buhârî, Megâzî, 27 — “Uhud bizi sever” rivayeti
  3. Müslim, Hac, 503-504 — Uhud dağına dair rivayet
  4. TDV İslâm Ansiklopedisi, “UHUD GAZVESİ” maddesi — Muhammed Hamîdullah, Casim Avcı
  5. TDV İslâm Ansiklopedisi, “MEDİNE” maddesi — Nebi Bozkurt, Mustafa Sabri Küçükaşcı
  6. Diyanet İşleri Başkanlığı, Hac İlmihali — 10. baskı, Ankara 2013
  7. Diyanet İşleri Başkanlığı, Kutsal Topraklar Rehberi — Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları: 669; Medine bölümü
  8. Diyanet İşleri Başkanlığı Meali — Kur’an-ı Kerim çevrim içi meal; Âl-i İmrân 3:121

Bu Yazıyı Kaynak Göster

Bu içeriğe atıf yapacaksanız aşağıdaki künyeleri kullanabilirsiniz.

Standart

Beytullaha Yayın Kurulu. "Uhud Dağı: Uhud Savaşı, Şehitler ve Ziyaret". Beytullaha.com, 10 Ekim 2026. https://beytullaha.com/islam-tarihi/uhud-dagi

APA

Beytullaha Yayın Kurulu. (2026, 10 Ekim). Uhud Dağı: Uhud Savaşı, Şehitler ve Ziyaret. Beytullaha.com. https://beytullaha.com/islam-tarihi/uhud-dagi

Yazar Hakkında

Hazırlayan

Beytullaha Yayın Kurulu

Beytullaha Yayın Kurulu, sitede yayımlanan içeriklerin hazırlanmasından ve güncel tutulmasından sorumlu editöryal birimdir. İçerikler hazırlanırken öncelik sırası Kur'an-ı Kerim, güvenilir hadis kaynakları ve Diyanet İşleri Başkanlığı yayınlarıdır. Fıkhî konularda mezhepler arasında görüş farklılığı bulunduğunda, bu farklılık tek bir görüşe indirgenmeden belirtilir.

İçerik kontrolü

Dinî İçerik Kontrol Birimi

Dinî İçerik Kontrol Birimi, yayımlanmadan önce içerikteki ayet ve hadis atıflarının, fıkhî hükümlerin ve kaynak referanslarının doğruluğunu denetler. Kaynağı doğrulanamayan hiçbir bilgi kesin hüküm olarak yayımlanmaz; doğrulanamayan rivayetler ya çıkarılır ya da durumu açıkça belirtilerek aktarılır.

Sonraki Konu

Cennetü’l-Bakî: Medine’nin Tarihî MezarlığıMedine’nin tarihî mezarlığı Cennetü’l-Bakî; burada medfun olanlar ve ziyaret âdâbı.

Bu içerik yardımcı oldu mu?

Hata bildir

Kişisel durumunuzla ilgili bağlayıcı bir hüküm için Diyanet İşleri Başkanlığı'nın dinî soru-cevap hizmetine veya bir din görevlisine danışınız.

Anlamsal olarak yakın içerikler

İlgili İçerikler