İslam Tarihi

Cennetü’l-Bakî: Medine’nin Tarihî Mezarlığı

Medine’nin tarihî mezarlığı Cennetü’l-Bakî; burada medfun olanlar ve ziyaret âdâbı.

Yayın tarihi

Okuma süresi

6 dakika

Medine’de alçak duvarla çevrili Cennetü’l-Bakî mezarlığı ve sade taş işaretli kabirler

Temsilî görsel

Cennetül Baki nedir?

Cennetü'l-Bakî, Medine'de Mescid-i Nebevî'nin güneydoğusunda bulunan ve Hz. Peygamber döneminden beri kullanılan mezarlıktır. Kaynaklarda Bakîu'l-Garkad adıyla da anılır; adı, alanın mezarlık olmadan önce garkad denilen bir tür çalılıkla kaplı olmasından gelir. Burayı Müslümanların mezarlığı olarak ilk defa Hz. Peygamber belirlemiştir. Birçok sahâbînin ve Hz. Peygamber'in aile fertlerinin kabri buradadır. TDV ve Diyanet'e göre mezarlık bugün de Medine'nin mezarlığı olarak kullanılmaktadır.

Medine'deki diğer mekânlarla birlikte kısa tanıtım için Medine rehberi sayfasına bakılabilir.

Cennetül Baki'de kimler yatıyor?

TDV İslâm Ansiklopedisi ve Diyanet'in Hac İlmihali ile Kutsal Topraklar Rehberi'nde Bakî'ye defnedildiği bildirilen başlıca kişiler şunlardır:

KişiKaynaklardaki bilgi
Osman b. Maz'ûnMuhacirlerden buraya defnedilen ilk kişi
Es'ad b. ZürâreEnsardan buraya defnedilen ilk kişi
İbrahimHz. Peygamber'in oğlu
Hz. Rukıyye ve Hz. ZeynebHz. Peygamber'in kızları
Hz. Fâtıma ve Hz. HasanHz. Peygamber'in kızı ve torunu
Hz. Peygamber'in hanımlarıHz. Âişe, Hafsa, Ümmü Seleme, Zeyneb bint Cahş, Safiyye dahil çoğu buradadır; Hz. Hatice Mekke'de medfundur
Hz. OsmanÜçüncü halife
Hz. Abbas ve Hz. SafiyyeHz. Peygamber'in amcası ve halası
Abdurrahman b. Avf, Sa'd b. Ebû Vakkās, Ebû HüreyreSahâbîler

İbrahim küçük yaşta vefat ettiğinde Hz. Peygamber'in gözleri yaşarmış ve şöyle buyurmuştur: "Göz yaşarır, kalp hüzünlenir; biz ise ancak Rabbimizin razı olacağı sözü söyleriz. Ey İbrahim, senin ayrılığınla gerçekten hüzünlüyüz" (Buhârî, Cenâiz). Bu söz, yakınını kaybedenin üzüntüsünün sabra aykırı olmadığını gösteren örneklerden biri kabul edilir.

İbrahim'in vefat ettiği gün güneş tutulmuş, bazı kimseler bunu İbrahim'in ölümüne bağlamıştı. Hz. Peygamber, güneş ve ayın kimsenin ölümü veya doğumu için tutulmadığını bildirerek bu inancı düzeltmiştir (Buhârî, Küsûf).

Hz. Fâtıma'nın kabri

TDV İslâm Ansiklopedisi'nin "Cennetü'l-Bakī'" maddesi ve Diyanet'in Hac İlmihali, Hz. Fâtıma'yı oğlu Hz. Hasan ile birlikte Bakî'de medfun olanlar arasında sayar.

Bakî'de medfun olanlar ve sonraki nesiller

Diyanet'in Kutsal Topraklar Rehberi'ne göre Medine'deki her kabile Bakî'de kendine yer ayırmış; mezarlığa Ehl-i Beyt'in ileri gelenlerinin yanında birçok sahâbî ve tâbiîn neslinden pek çok kişi defnedilmiştir. Hz. Ali'nin annesi Fâtıma bint Esed, Abdullah b. Mes'ûd ve Suheyb er-Rûmî de bunlar arasında sayılır.

Hz. Osman'ın kabri

Üçüncü halife Hz. Osman, hicrî 35 yılında Medine'de şehit edilmiş ve Bakî'ye defnedilmiştir. Bakî'de bugün kabirlerin üzerinde ayırt edici bir işaret bulunmadığı için hangi kabrin kime ait olduğu yerinde görülemez; ziyaretçinin belirli bir kabri tarif eden anlatımlara itibar etmemesi gerekir.

Hz. Peygamber'in Bakî ziyareti

Hz. Peygamber, İslam'ın ilk döneminde kabir ziyaretini yasaklamış, sonra izin vermiştir: "Sizi kabirleri ziyaret etmekten menetmiştim; şimdi artık oraları ziyaret ediniz" (Müslim, Cenâiz, 106).

TDV'nin aktardığına göre Hz. Peygamber zaman zaman Bakî'yi ziyaret edip orada yatanlar için dua ederdi (Müslim, Cenâiz, 102). Hz. Âişe'nin anlattığı bu rivayette Hz. Peygamber'in Bakî'de okuduğu dua mealen şöyledir:

Kabristana girerken verilecek selam da hadislerde geçer. TDV'nin "Kabir" maddesi şu lafzı aktarır:

Kabristana girerken selam

Okunuşu

Es-selâmü aleyküm ehle'd-diyâr mine'l-mü'minîne ve'l-müslimîn ve innâ inşâallâhu le-lâhikûn, es'elüllâhe lenâ ve lekümü'l-âfiye.

Anlamı

Selam size ey bu diyarın mümin ve müslim halkı! İnşallah yakında bizler de aranıza katılacağız. Allah'ın bizi de sizi de bağışlamasını dilerim.

Kaynak: Müslim, Cenâiz, 104 (TDV İslâm Ansiklopedisi, "Kabir" maddesindeki okunuş ve anlam)

Daha kısa bir selam olarak "Es-selâmü aleyküm yâ ehle'l-kubûr" (Selam size, ey bu kabirlerde yatanlar!) da rivayet edilmiştir (Tirmizî, Cenâiz, 59).

Kabir ziyaretinin hükmü

TDV'nin "Kabir" maddesine göre İslâm âlimlerinin çoğunluğu, Hz. Peygamber'in izni ve Bakî'yi ziyaret etmesi sebebiyle kabir ziyaretinin mendup (müstehap) olduğu görüşündedir. Ziyaretin amacı ölümü ve âhireti hatırlamak, ölüler için dua etmektir. Hz. Peygamber, ölümü hatırlattığı için sahâbîlere kabirleri ziyaret etmelerini söylemiştir (Müslim, Cenâiz, 108).

Bakî'nin tarihi

Mezarlık, hicretten sonraki ilk yıllardan itibaren Medine Müslümanlarının ortak defin yeri oldu. Sonraki yüzyıllarda Hz. Abbas, Hz. Âişe, Hz. Hasan ve Hz. Osman gibi sahâbîlerin kabirleri üzerine türbe ve başka mezar yapıları inşa edildi.

TDV'ye göre 1806'da mezarlıktaki mezar taşları ve türbeler yıktırılmış, sonradan kısmen onarılmış; 1926'da Abdülazîz b. Suûd'un emriyle kubbe ve kabir yapıları yeniden yıktırılmıştır. Bugün mezarlıkta hiçbir türbe ve mezar taşı bulunmaz; Diyanet'in Kutsal Topraklar Rehberi'ne göre kabirler yalnızca baş ve ayak uçlarına konulan küçük taşlarla belirlenmiştir. Bu nedenle tek tek kabirlerin yeri konusunda kesinlik iddia edilmemelidir.

Cennetül Baki'yi ziyaret ederken nelere dikkat edilir?

Hadislerde mezarlığın adı Bakîu'l-Garkad olarak geçer; Diyanet'in Kutsal Topraklar Rehberi'ne göre Türkler arasında daha çok "Cennetü'l-Bakî" adıyla bilinir. Ziyaret, kabir ziyaretinin genel âdâbına göre yapılır:

  1. Mezarlığa girerken yukarıdaki selam verilir.
  2. Burada yatanlar için Allah'tan bağışlanma dilenir; bildiği sure ve ayetler okunabilir.
  3. Ölümü ve âhireti hatırlamak, ziyaretin asıl amacı olarak gözetilir.
  4. Kabirlerin üzerine basılmaz, oturulmaz ve ses yükseltilmez (Müslim, Cenâiz, 96-98).

Ziyaret saatleri ve kadın ziyaretçilerin mezarlığın içine girişi yerel yönetimin düzenlemelerine bağlıdır; uygulama değişebileceği için ziyaret öncesinde güncel bilgi alınmalıdır.

Kişiye özel bir durum hakkında bilgi almak için Diyanet'in Alo 190 hattına veya müftülüğe danışılabilir. Medine'deki diğer tarihî mekânlar: Mescid-i Nebevî · Uhud Dağı · Kuba Mescidi.

Bu yazıdaki kavramlar

Hadis
Hadis, Hz. Peygamber’e nispet edilen söz, fiil ve onayların aktarıldığı rivayettir.

Kronoloji

  1. Hicretten sonraki ilk yıllar

    Garkad denilen çalılarla kaplı alan Hz. Peygamber tarafından mezarlık olarak belirlenir; muhacirlerden ilk defnedilen Osman b. Maz‘ûn, ensardan Es‘ad b. Zürâre’dir.

  2. Hz. Peygamber dönemi

    Hz. Peygamber’in oğlu İbrahim ile kızları Rukıyye ve Zeyneb Bakî’ye defnedilir.

  3. Hicrî 35 (656)

    Hz. Osman şehit edilir ve Bakî’ye defnedilir.

  4. 1806

    Mezarlıktaki mezar taşları ve türbeler yıktırılır; sonradan kısmen onarılır.

  5. 1926

    Kubbe ve kabir yapıları yeniden yıktırılır; mezarlık bugünkü işaretsiz görünümünü alır.

Bu maddeyle ilişkili

İlgili kişiler

  • Hz. Muhammed (s.a.v.)
  • Hz. Osman
  • İbrahim (Hz. Peygamber’in oğlu)
  • Hz. Âişe ve Hz. Peygamber’in diğer hanımları
  • Hz. Rukıyye ve Hz. Zeyneb
  • Hz. Fâtıma
  • Hz. Hasan
  • Hz. Abbas
  • Hz. Safiyye
  • Osman b. Maz‘ûn
  • Abdurrahman b. Avf
  • Sa‘d b. Ebû Vakkās

İlgili mekanlar

  • Medine
  • Mescid-i Nebevî
  • Uhud şehitliği

Sık Sorulan Sorular

Cennetül Baki nerede?

Medine’de, Mescid-i Nebevî’nin güneydoğusunda, mescide yürüme mesafesindedir.

Cennetül Baki’de kimler yatıyor?

Hz. Osman, Hz. Peygamber’in oğlu İbrahim, kızları Rukıyye ve Zeyneb, Hz. Fâtıma, Hz. Hasan, Hz. Âişe dahil hanımlarının çoğu, Hz. Abbas, Abdurrahman b. Avf, Sa‘d b. Ebû Vakkās ve birçok sahâbî burada medfundur.

Hz. Fâtıma Cennetül Baki’de mi?

TDV İslâm Ansiklopedisi ve Diyanet’in Hac İlmihali, Hz. Fâtıma’yı oğlu Hz. Hasan ile birlikte Bakî’de medfun olanlar arasında sayar.

Kabir ziyaretinde ne okunur?

Müslim’deki hadise göre “Es-selâmü aleyküm ehle’d-diyâr mine’l-mü’minîne ve’l-müslimîn ve innâ inşâallâhu le-lâhikûn, es’elüllâhe lenâ ve lekümü’l-âfiye” diye selam verilir (Müslim, Cenâiz, 104); ardından ölüler için bağışlanma dilenir.

Cennetül Baki’deki türbeler ne oldu?

Mezar taşları ve türbeler 1806’da yıktırılmış, sonradan kısmen onarılmış; kubbe ve kabir yapıları 1926’da yeniden yıktırılmıştır. Bugün kabirler işaretsiz, sade kabirlerdir.

Kaynaklar

Bu içerik hazırlanırken aşağıdaki kaynaklar esas alınmıştır. Hadis referansları eser ve bölüm adıyla verilir; baskıdan baskıya değişebilen hadis numarası yalnızca Diyanet yayınlarında doğrulanmış olduğunda eklenir.

  1. Müslim, Cenâiz, 96-98, 102, 104, 106, 108 — Bakî ziyareti, kabir ziyaretine izin ve selam rivayetleri
  2. Tirmizî, Cenâiz, 59 — “Es-selâmü aleyküm yâ ehle’l-kubûr” selamı
  3. Buhârî, Küsûf bölümü — İbrahim’in vefatı ve güneş tutulması
  4. TDV İslâm Ansiklopedisi, “CENNETÜ’l-BAKĪ‘” maddesi — Mustafa Fayda
  5. TDV İslâm Ansiklopedisi, “KABİR” maddesi — Kabir ziyareti, kadınların ziyareti ve ziyaret âdâbı
  6. TDV İslâm Ansiklopedisi, “ZİYARET” maddesi — Kabir ziyareti ve Hz. Peygamber’in kabrini ziyaret bahisleri
  7. TDV İslâm Ansiklopedisi, “MEDİNE” maddesi — Nebi Bozkurt, Mustafa Sabri Küçükaşcı
  8. Diyanet İşleri Başkanlığı, Hac İlmihali — 10. baskı, Ankara 2013
  9. Diyanet İşleri Başkanlığı, Kutsal Topraklar Rehberi — Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları: 669; Medine bölümü

Bu Yazıyı Kaynak Göster

Bu içeriğe atıf yapacaksanız aşağıdaki künyeleri kullanabilirsiniz.

Standart

Beytullaha Yayın Kurulu. "Cennetü’l-Bakî: Medine’nin Tarihî Mezarlığı". Beytullaha.com, 10 Ekim 2026. https://beytullaha.com/islam-tarihi/cennetul-baki

APA

Beytullaha Yayın Kurulu. (2026, 10 Ekim). Cennetü’l-Bakî: Medine’nin Tarihî Mezarlığı. Beytullaha.com. https://beytullaha.com/islam-tarihi/cennetul-baki

Yazar Hakkında

Hazırlayan

Beytullaha Yayın Kurulu

Beytullaha Yayın Kurulu, sitede yayımlanan içeriklerin hazırlanmasından ve güncel tutulmasından sorumlu editöryal birimdir. İçerikler hazırlanırken öncelik sırası Kur'an-ı Kerim, güvenilir hadis kaynakları ve Diyanet İşleri Başkanlığı yayınlarıdır. Fıkhî konularda mezhepler arasında görüş farklılığı bulunduğunda, bu farklılık tek bir görüşe indirgenmeden belirtilir.

İçerik kontrolü

Dinî İçerik Kontrol Birimi

Dinî İçerik Kontrol Birimi, yayımlanmadan önce içerikteki ayet ve hadis atıflarının, fıkhî hükümlerin ve kaynak referanslarının doğruluğunu denetler. Kaynağı doğrulanamayan hiçbir bilgi kesin hüküm olarak yayımlanmaz; doğrulanamayan rivayetler ya çıkarılır ya da durumu açıkça belirtilerek aktarılır.

Bu içerik yardımcı oldu mu?

Hata bildir

Kişisel durumunuzla ilgili bağlayıcı bir hüküm için Diyanet İşleri Başkanlığı'nın dinî soru-cevap hizmetine veya bir din görevlisine danışınız.

Anlamsal olarak yakın içerikler

İlgili İçerikler